eISSN:2148-0710 - pISSN:1301-6229 English
Anasayfa  |  Künye   |  Haberler  |  İletişim

Menü

Hızlı Erişim







KLASİK DÖNEM FIKIH ESERLERİNDE NESHİN İMKÂN VE VUKUU MESELESİ
(The Issue of Possibility and Occurrence of Naskh in Classical Period Fiqh Works )

Yazar : Mehmet Selim ASLAN    
Türü : Telif
Baskı Yılı : 21
Sayı : 72
Sayfa : 143-162


Özet
Kur’an’da neshin mevcut olup olmadığı meselesi âlimler arasında tartışılan konulardandır. Tartışma, bu konuda açık ve kesin delillerin olmayışından kaynaklanmaktadır. Nesih, bir nassın hükmünü daha sonra gelen bir nass ile kaldırma veya bir hükmün şer‘î bir delille kaldırılması olduğuna göre, nesih konusu tefsir usulünü alakadar ettiği kadar fıkıh usulünü ve fıkhı da alakadar etmektedir. Hatta neshin konusu, şer‘î hükümler olduğuna göre neshin en çok fıkıhla ilgili bir mesele olduğu söylenebilir. Nitekim usulcüler genel olarak- neshi, şer‘î bir hükmün daha sonra gelen şer‘î bir hükümle ilgası, yürürlükten kaldırılması olarak tanımlamışlardır. Buna göre önceki şer’î bir hükmü ilga eden, yürürlükten kaldıran yeni hükme nâsih, ilga edilen önceki hükme mensûh, bu olaya da nesih denilmektedir. İlk zamanlarda nesih kelimesi tahsîsi, takyidi ve istisnayı içerecek şekilde geniş kapsamlı bir şekilde düşünülmüştür. Ancak İmam Şâfiî’den itibaren neshin terimsel bir hüviyet kazandığı belirtilmektedir. Nâsih ve mensûh konusu ilk dönemlerden itibaren inceleme konusu yapılmıştır. Klasik dönem fukahâsının fıkha ilişkin yazdıkları eserlerde neshin bir olgu olarak yer aldığı görülmektedir. Özellikle dört mezhep fakihlerinin tamamı, neshi prensip olarak kabul ettiği gibi fıkhî meselelerin çözümünde de bu prensip doğrultusunda hareket etmiştir. Klasik dönem fıkıh eserlerinde mensûh kabul edilen ayetlerin bir kısmında ihtilaf bulunmakla birlikte diğer bir kısmında ittifak vardır. Bu takdirde nesih teorisinin dört mezhep fakihleri tarafından kabul edildiği söylenebilir.

Anahtar Kelimeler
Klasik Dönem, İmkân, Vuku, Nesih, Nâsih, Mensûh.

Abstract
The issue of whether or not a naskh exists in the Qur'an is a topic discussed among scholars. The debate stems from the lack of clear and definite evidence in this issue. Given the fact that Naskh is to lift a religious text's provision with a later religious text or is abolishment of the judgment by a canon law evidence, Naskh also interested fiqh method and jurisprudence as well as the subject of naskh interested the method of exegesis. Moreover, considering the issue of nashk is Islamic law jurisprudence, ıt can be said that nashk is a matter related mostly to jurisprudence. As a matter of fact, the methodist, generally, have defined nashk as an abrogation of a Islamic law provision with the subsequent Islamic law provision and its removal from the act. According to this, it is called nasikh to the new ruling which abolishes the previous Islamic law judgment and called mansukh to the former ruling which is abolished and called naskh to this event. In the early days, the nashk word was widely thought of as including allocation, limitation and exception. However, it is stated that beginning from of İman Shafi'i, the naskh has acquired a terminological identity. The subject of nasikh and mensukh has been discussed since the first periods. It seems that tha nashk took place as a phenomenon in the classical period canonists's works that they wrote about the succes. Especially, all four sectarian jurists have acted on this principle in the solution of the juristic affairs, as well as they accepted nashk as the principle. In the classical fiqh works, some of the verses which are accepted as nullified, there are disputes in some parts meantime alliances in others. In this case, it can be said that the naskh theory was accepted by four sectarian jurists.

Keywords
Classical Period, Possibility, Occurrence , Naskh, Nasikh, Nullified.

Gelişmiş Arama


Duyurular

    Yayın Kabulü

    EKEV Akademi Dergisi 72. sayısı yayındadır.

    ÇALIŞMALARINIZLA İLGİLİ İSTEK VE SORULARINIZI, SADECE dergi@ekevakademi.org ADRESİNDEN E-POSTA OLARAK YA DA MAKALE TAKİP SİSTEMİ ÜZERİNDEN MESAJ YOLUYLA İLETİNİZ.

    EKEV AKADEMİ DERGİSİ'NE GÖNDERİLEN ÇALIŞMALAR EDİTÖR ONAYI ALINMADAN GERİ ÇEKİLEMEZ VE BAŞKA BİR DERGİDE YAYIMLANAMAZ. GÖNDERDİĞİNİZ ÇALIŞMALARIN TELİF HAKKI DERGİYE AİT OLUP AKSİ DURUMDA OLUŞABİLECEK SORUNLARDAN YAZAR SORUMLUDUR.

    DERGİMİZDE YAYIMLANAN MAKALELERİNİÇERİĞİNDEN VE İÇERİĞİNDE YER ALAN İFADELERDEN MAKALE YAZAR/YAZARLARI SORUMLUDUR.

    Yazı gönderme ve kabul işlemleri artık sitemizdeki menüden ulaşılabilen Makale Takip Sistemi vasıtasıyla online olarak gerçekleştirilmektedir.Yazarlarımız Makale Takip Sistemi'ne üye olup üyelik onay işleminden sonra yazılarını Sistem üzerinden gönderebilmektedir.

    UYARI!! LÜTFEN GÖNDERECEĞİNİZ MAKALELERİ YAZIM VE YAYIN KURALLARIMIZA GÖRE YENİDEN GÖZDEN GEÇİREREK GÖNDERİNİZ.



Adres :
Telefon : Faks :
Eposta :dergi@ekevakademi.org

Web Yazılım & Programlama Han Yazılım Bilişim Hizmetleri